LİKYA YOLU ULTRA MARATONU, 37K, 2019



En uzun yarışım olmasına rağmen yazılacak, anlatılacak çok şey yok aklımda. Çünkü aklımda tek şey var; yüzüme yansıyan, içimdeki mutluluk. 

Parkur boyunca yeri geldi yoruldum, ayaklarıma bacaklarıma taşlar takıldı, engelledi. 




Yeri geldi çıkmış olduğumuz dik yokuşlarda ( özellikle Musa dağı) gövdemi dik tutamadım.



Ama bunlar eşsiz doğa ve manzarasının yanında çok kısa soluklu kaldılar. Bence Likya Yolu çok farklı bir parkur. 



Karaöz'den başladığımız yarış, 6km güneşin doğmasına kadar karanlıkta devam etti. Sonrasında Gelidonya Feneri, Adrasan, Musa Dağı'nı takip ederek Olimpos-Çıralı'da son buldu. 

GELİDONYA FENERİ
KUŞ BAKIŞI GELİDONYA FENERİ


Benim için en güzel şeylerden bir herhalde "güneşin doğuşunu" yakalabilmek. Onu da çok şükür yine tattım bu parkurda. 




Parkur işaretlemeleri çok iyiydi. Likya yolunun kendine özel işaretlemesini takip ediyorsunuz. İşaretler sizi hiç yarı yolda bırakmıyor. 




Musa dağındaki son CP'yi de geçtikten sonra hafif bir yokuş yukarı ve sonrası yokuş aşağıya devam ediyor. 




Düz bir yolda yokuş aşağı keyifli bir iniş gelmesin aklınıza :) Yokuş aşağıya giderken aklıma gelen kelime "jungle" dı. Eller ve kollarla önünüze gelen çalıları aşmak ve yere düşen, sayısını hatırlayamadığım, ağaçların üzerinden atlamak ya da altından geçmek durumunda kalıyorsunuz. (Buralara ait hiç fotoğrafım yok. Çünkü canla başla engelleri aşmaya çalışıyorsunuz)

Tam yokuş bitti ve rahatlayacağım artık dediğiniz yerde, son düzlük-son 3km, çıkıyor karşınıza alabildiğine taşlı, geniş bir sahil...

En zor geçen kısımdı son 3 km. Sahilde kum ve taşların arasından koşup kavurucu sıcağın altında finishe ulaşabilmek.. 




ve kana kana su içmek..



İnsanın isteyipte sonuca ulaştığı bir şeyin verdiği mutluluk gibisi yok.







Sporla kalınız, çok mutlu olunuz. 


YAŞ GRUBU 3. LÜĞÜ


Yorumlar